Luca’ya geleceğini geri vermemize yardım eder misiniz?

Yolculuk

2014’ün Şubat ayında, ilk yaş gününe bir ay kala, oğlumuz Luca’nın diş etlerinde bir şişkinlik fark ettik. Yeni çıkan dişleriyle ilgili bir sorun yaşıyor olmasından şüphelendik ve onu ilk diş muayenesi için bir diş hekimine götürdük. Doktor Luca’yı muayene etti, daha ciddi bir durumla karşı karşıya olabileceğimizden kuşkulandı ve bizi bir çene cerrahına yönlendirdi.  Cerrahın da incelemesinden sonra bize onkoloji servisine gitmemiz gerektiği söylendi. Ertesi sabah için bir MR randevusu ayarlandı. Ve 21 Şubat 2014 günü saat tam 15:00’de, kalplerimizde bir atom bombası gibi patlayan haberi aldık. 24 saat önce hayatımızda her şeyin yolunda olduğunu düşünen bizlere, oğlumuzun çenesinde kötü huylu bir tümör olduğunu söylendi. Kanser.

Daha sonra bu tümörün de aslında bir metastaz sonucu ortaya çıktığını, karnında başka bir  tümör daha olduğunu öğrenecektik. Oğlumuza, çocukluk çağında görülen bir sinir sistemi kanseri olan Yüksek Riskli Nöroblastom tanısı kondu; hastalık 4. evresindeydi.  Çocukluk çağı kanserlerinin en agresiflerinden biri olan Nöroblastom, kansere bağlı çocuk ölümlerinin %15’inin nedeni. Luca’ya konan teşhis aynı zamanda Myc-N amplifikasyonu denilen genetik bir durumu da içeriyor, ki bu da hastalığın daha da saldırgan bir türüyle karşı karşıya olduğumuz anlamına geliyor.

Bir buçuk yıllık süreçte, Luca 11 seans kemoterapi, radyoterapi, accutane (bir tür A vitamini) tedavisi ve immunoterapi gördü; ameliyat oldu ve kök hücre nakli yapıldı. Luca, son derece eziyetli onca tedaviye büyük bir dirençle katlandı, önemli bir komplikasyon veya kalıcı bir yan etki yaşamadan tedaviyi tamamladı.

Ardından, küçük savaşçımızla 9 ay süren, rüya gibi bir “normal”lik dönemi yaşadık, ta ki bu yılın Nisan ayında, kanserin geri döndüğünü öğrenene dek.

Nükseden nöroblastom için herhangi bir standart tedavi programı yok. İyileşme ihtimalinin düşüklüğü ve kullanılan ilaçların zehirli yapısı nedeniyle mevcut yaklaşım, genelde tedavi etmemek ve hastalığı yavaşlatıcı & palyatif ilaçlar vermek. Ancak doktorlarıyla yaptığımız görüşmeler ve uzun araştırmalarımız neticesinde, hastalığın gerilemesini sağlamada umut verici sonuçlar veren deneysel bir tedaviye (BEACON) katılmaya karar verdik. Luca, bu ön süreçte 6 seans kemoterapinin yanı sıra 14 kür radyasyon tedavisi daha gördü.

Bu yıl, Eylül ayında; Tanrı’ya, Allah’a, evrene veya bunda her kimin dahli varsa ona şükürler olsun ki, hastalığın tekrar gerilemeye başladığını öğrendik!

Bu tedavi her ne kadar amacına ulaşıp hastalığı gerilettiyse de, doktorlar bunun yeterli olmayacağı konusunda bize başından itibaren açık davrandı. Bir kez nükseden hastalığın yeniden nüksetme ihtimali çok yüksek olduğu için doktorlar nöroblastom hastalarının tamamen iyileşme şansını çok düşük buluyor. Doktorlar, ayrıca, hastalığın nüksetme ihtimalini düşürmek için yapılabilecek herhangi bir tedavi olmadığını da belirtiyor. Dünyanın bu bölgesinde denenebilecek her şey denendi, mümkün olan tüm tedaviler uygulandı, artık burada yapılabilecek bir şey kalmadı.

Ancak kanser tedavisi konusunda 25 senedir ABD’deki “en iyi hastane” kabul edilen New York’taki Memorial Sloan Kettering Cancer Center’da bu hastalığın pençesine düşen çocuklara uygulanan bir aşı var. Henüz geliştirilme aşamasındaki bu aşının uygulandığı bir grup çocuğun yaşama şansı %10’dan neredeyse %80’e çıkmış. (Bu konuda daha detaylı bilgiyi https://clinicaltrials.gov/ct2/show/NCT00911560 adresinden alabilir ve mevcut bulgulara dair akademik bir araştırmayı http://clincancerres.aacrjournals.org/content/2… adresinden okuyabilirsiniz.) Aşının test süreci henüz tamamlanmasa da biz Luca’nın bu denemeye katılmasını istiyoruz. Bu isteğimizi Luca’nın İsveç ve Danimarka’daki doktorları da destekliyor. Ancak tedavi deneme aşamasında olduğu için devletten maddi destek alma imkânımız yok; bu bağış kampanyasını da bu nedenle başlattık.

Luca, tedavi boyunca enerjisini, neşesini ve mutluluğunu hemen hemen hiç kaybetmedi. Bizim için büyük bir umut ve ilham kaynağı oldu ve bugün de zor zamanlardaki sükuneti; uzun, yorucu tedaviler süresince sergilediği neşesiyle en bıkkın hastane personelini bile şaşırtmaya devam ediyor.

Luca’nın MSKCC’deki tedaviden faydalanmasını sağlayacak parayı toplamamıza yardımcı olursanız, size daima minnettar kalırız. Luca hayatımızın büyük aşkı, hatta hayatımız. Lütfen ona geleceğini vermemiz için bize yardım edin.

Sevgi, huzur ve sağlık dileklerimizle,

Luca’nın anne ve babası: Erika & Umut

Not: Toplanan paranın herhangi bir nedenle kullanmadığımız kısmı İsveç’te İsveç Çocuk Kanseri Vakfı Barncancerfonden’a, Türkiye’de LÖSEV’e veya bağışçıların arzularına göre belirlenecek, kanser üzerine çalışmalar yapan başka bir  vakfa bağışlanacaktır.

1 Yorum yapılmış On Luca’ya geleceğini geri vermemize yardım eder misiniz?

Bir yorum yazın:

E-posta adresiniz gözükmeyecektir.

Site Footer